Çocuklara Sınır Koymak

Disiplin sağlıklı bir büyüme ve gelişme için kaçınılmaz bir gerekliliktir. Aynı zamanda öğrenmenin de bir parçasıdır.

Kuralları tanımlamak ve bunlara hangi şartlarda uyulması gerektiğini çocuklarınıza ifade etmek, istenilen davranış ve tutumların yerleşmesi açısından oldukça önemlidir. Bu sayede sadece aile içinde veya okulda değil aynı zamanda hayatının her alanında diğer insanların varlığına ve onların haklarına saygı duyması gerektiğinin bilincinde olması açısından oldukça önemlidir.

Öncelikle farkına varılması gereken ilk şey; disiplin ile cezanın aynı kavramlar olmadığıdır. Ceza yerleşmiş kurallardan sapılması durumunda ödenmesi gereken bedeli ifade eder. Ceza karşısında çocuğun hissettiği olumsuz duygular, cezayı veren kişiye karşı da gösterilebildiği için ceza verilmesi istendik bir durum değildir. Disiplin ise sebeplerini açıklayarak uyulması gereken kuralları ortaya koymak anlamına gelmektedir. Bu sebeple bir kural koymak isteniyorsa önce çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun olarak, bu kuralın sebebini açıklamak gerekmektedir.

Çocuğun belirlenen kurallara uyabilmesi için sevgi duygusunu yaşamış olması gerekir. Çünkü ancak sevildiğini gören ve hisseden çocuğun kendisi için belirlenen kurallara uyması kolaylaşır. Aşılmaması gereken sınırları belirtmek için uygun davranışlarda bulunulduğunda çabasını övmek ya da sınırların dışında davranışlarda bulunduğunda sevgi ve ilginiz dışında belirleyeceğiniz şeylerden yoksun bırakmak gibi stratejiler geliştirmek gerekir. Bu sayede çocuğunuz da izlemesi gereken kurallar ve davranışları arasındaki bağlantıyı keşfedip öğrenebilir. Dikkat edilmesi gereken şey ise olumlu veya olumsuz davranışının sonuçlarını, hemen davranışının akabinde görmesi gerekir. Aradan geçen zamandan sonra verilen yaptırımlar çocuk için geçerliliğini yitirecektir.

Yüz ifadenizle de olumlu-olumsuz tepkilerde bulunmanız gerekebilir. Bu sayede çocuk yanlış yaptığını daha kolay fark edebilir. Fakat bir kez tepki göstermeniz, o davranışın yerleşmesi için yeterli değildir. Çocuğunuz sizin yine aynı tepkide bulunup bulunmadığınızı görmek için aynı davranışları tekrarlayabilir.  Bu sebeple tepkinizin kesin ve net olduğunu, içinde bulunduğunuz ana göre değişmeyeceğini veya anne ve babanın tepkilerinin de benzer olduğunu görmesi gerekmektedir.

Belirlenen kurallara uyulmadığında bir yaptırımın olduğunu da bilmesi önemlidir. Bu yaptırım, belli bir süre kendisi ile konuşmamak veya sevdiği bir şeyi bir süreliğine geri almak olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç husus vardır. İlki ne olursa olsun sevgi ve ilginizden mahrum bırakmayacağınızı, her zaman yanında olacağınızı hissetmesidir. İkincisi ise yerine getirmeye hazır olmadığınız hiçbir yaptırım ile ilgili tehditte bulunulmamasıdır. Her birey için bu durum geçerlidir. Tutulmayan sözler karşımızdaki insana olan güveni azaltır ve dolayısıyla da kurallara uyum sağlama konusunda olumsuz sonuçlar meydana getirir. Diğeri ise vereceğiniz yaptırım çocuğunuzun davranışı ile eşdeğerde olmalıdır. Bir diğer husus ise sürenin belli olması ve süre dolduğunda haklarını geri alabileceğine ilişkin güven duyması gerekir. Eğer üç gün telefonundan mahrum bırakma cezası verdiyseniz, üç gün dolmadan telefona ulaşmaması gerekir. Aynı zamanda da üç gün dolduğunda telefonunu geri alabilmeli ve buna güven duyabilmelidir.

Özgürlük, bireyin her istediğini yapabilmesi değil başkalarının haklarına saygı duyarak davranabilmesidir. Saygı öğretilen bir davranıştan ziyade örnek alınan bir tavırdır. Dolayısıyla sizin çocuğunuza duyduğunuz ve gösterdiğiniz saygı, çocuğunuzun da size ve başkalarına karşı hissettiği ve gösterdiği bir tutuma dönüşecektir.

 

PSİKOLOG – REHBER ÖĞRETMEN

SELNUR AKDOĞAN

Açı Ankara Koleji © 2018. Tüm Hakları Saklıdır.